El - Sesli Kitap
14:56
5 aylar önce
Bizim Şirket - Sesli Kitap
6:18:19
Kuran Mucizeleri - Podcast
20:47
YORUMLAR
Mehmet Akif
Mehmet Akif 17 saatler önce
Geçtiğimiz yüzyıl ve ondan önceki bir yüzyılın bir bölümü boyunca bilgi ve inanç arasında uzlaşmaz bir çatışma olduğu yaygın bir şekilde kabul ediliyordu. Gelişmiş beyinler arasında hakim olan düşünceye göre bilgi artan bir biçimde inancın yerini almalıydı. Bilgiye dayanmayan inanç batıl inançtı buna karşı çıkılması gerekiyordu. Bu düşünceye göre eğitimin başlıca amacı, düşünmenin ve öğrenmenin yolunu açmaktı,insanları eğitmenin başlıca kurumu okullardı,okullar da yalnızca bu amacı hizmet etmeliydi. Bu şekilde APTALCA ifade edilen akılcı bakış açısının muhtemelen geç de olsa farkına varılacaktır. Zira aklı başında herhangi biri böyle bir açıklamanın nasıl yanlı bir açıklama olacağını derhal anlayacaktır Albert Einstein "Son Yıllarım" s.28
Mehmet Akif
Mehmet Akif 18 saatler önce
Dinsiz bilim topal bilimsiz din kördür Albert Einstein "Son Yıllarım" Sayfa:32
Tahir Akdeniz
Tahir Akdeniz Gün önce
İyiki varsin
Serpil ÖZUĞURLU
Serpil ÖZUĞURLU Gün önce
bir iki tarih de verseydiniz daha iyi olurdu sanıyorum, teşekkürler
Adem Dedem
Adem Dedem Gün önce
Budizmim bir dindir. Basta.
Existenz Theorie
Existenz Theorie Gün önce
Sizlere 19'un sirrina eremezsiniz.
Fahri Altundag
Fahri Altundag Gün önce
.
Neriman Ünal
Neriman Ünal Gün önce
Ağzına sağlįk çok güzel anlattınız iyi ben çalışım kazanįn ev alım siz gelin ortak olun benimle bunların Allahı peygamberi yoktur sonrada herkez serbesttir benim malıma göz koyun siz yatın ben kazanım esas aleletsizlik budur bizler Hz muhammet ve ibrahim de bizimdir bunlar sadece Hz ibrahimini tutuyorlar devlet olmassa ne olcak ha herkez istediğini yapsinlar devletleri yok namus yok şeref yok kitabları yok banka soysunlar herşey eşitmiş vay be otobüsler bedava olacak işe gelince beğenmezler sonrada milletin parasına göz dikin işte böyleri ortalığı karıştirirlar baktilar çalişmak zor geliyor böyle yaşamak kolay onlara devletin doğuşunu istemiyorlar dünyanın neresinde var böyle kanun akilli olun.
Bediüzzaman Davam
Bediüzzaman Davam Gün önce
Sümerler ve Diğer Helak"Olan"Kavimler; SEMÂVİ"Dinlerden Semavi"Kitaplardan Peygamberlerden; Çalmışlar"ŞİRK Dinsizlik Putperestlık "Yapmişlar TEMSİLCİLERİ Vahşi"Avrupa Amerika "İsrail"Rusya"Çin KamalisT"Tapınakçı "Vahşi"Putperestler ve HIRSIZ"Uyuşturucu MillîGörüşçülerAKP ve Hdpkk'lılar..!!!!!!!!!!!!
Lilith
Lilith Gün önce
Emeğine sağlık dostum 👍
arşidük
arşidük Gün önce
Hidranın şarkısında yer verdiği adam.. kalitesini ortaya koyuyor
ARAP AKP'Lİ SİKEN
ARAP AKP'Lİ SİKEN Gün önce
Tengri → çöl Bedevisi Muhammedin dini
cenk Bozdemir
cenk Bozdemir Gün önce
ben tarihle, uygarlıklarla ilgili kitaplar çok okurum alırım sahflarda. sümerlilerle ilgili kabul edilebilir kitaplar olarak sümerolog " muazzez ilmiye, veysel donbaz" kitaplarıdır. kitaba başlangıç yazısı " fahişe erkekler, fahişe rahibeler" diye başlayan bir kitap bi zikim değildir. sümerlilerden sonra doğan mısır, ve diğer uygarlıklar dinler den dolayı kitaba fahişe diye başlanması 4 kitabın bu dinlerden esinlenerek doğduğu idası çürütülememsi karşısında verilemeyen cevaba fahişe diye başlamasıdır. onun için bilmem ne feshanesinden meshanesinde bektaşi bilmem çıkmış tasavuv dininde zihinleri sahroş olmuşların sabite bağlamış düşüncelerinin keşfedilen bir bulgudan kaynaklı tepkime kitabı olduğu içi boş olduğu yukarda ismi sayılanların kitaplarından 3-5 alıntı yaparak apar topar bir kitap yazıldığı gerçeğidir. tarih kitabı litaratürüne girmeyen garabet bir tez olduğudur. birde rıza belecen kimdir diye bir araştırın. profiline bir bakın karşınıza bir hiç çıkacak. yani 4 dinin birbirini kopyaladığı gerçeğiyle karşılacaksınız kaldı ki uydurma bir tez sadece kitap değil. dikkat edin tezdir kitap değil. bu reziliği sesli kitap diyerek anlatanın mesuliyetindeki hatadır. eee memleket ağzına kadar cahil cüheyla dolu. ancak fok balığı gibi alkışlayanlarla dolmuş.
Mustafa ÇIKRIK
Mustafa ÇIKRIK Gün önce
Ömrü kuramlar/teoriler üretmekle geçti ve bir tanesini bile ispat edemedi. Onun savunucuları, gerçekliği ispat edilememiş kuramların çürütülemediğini iddia etmek gibi bir komiklik sergilemekteler. İnsanların rüyalarında yaşayan ya da insanların kendilerinin bile bilmediği bir bilinçaltı bulunduğunu iddia edip var olup olmadığı ispat edilemeyen bu bilinçaltında yaşayan sözde hekim özde üçkağıtçı bir acayip mahlukun, kendinden acayip uydurmalarını kim nasıl çürütebilsin? Akademik çalışmalarına devam edip profesör ünvanı alması gerekiyordu ama o çalışmalarına ara verip bir yazıhane açmayı uygun gördü. Otuz yaşına gelmişti ve evleneceği kız daha fazla bekleyemezdi. Tedavi iddiası ile insanları dinledi ve bol bol paralar aldı ki zaten 1960'lara kadar Psikiyatrlar reçete yazamaz, ilaç kullandıramaz sadece dinlerdi. Hem bu sahada geliştirilmiş ilaç yoktu hem de kimse psikiyatrları hekim kabul etmezdi. İlk antidepresan bile Freud'un ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra 1960'larda tüberküloza çare aranırken tamamen tesadüfen bulundu. O gün bu gün de psikiyatrların hiçbir ilacı hiç kimseyi gerçek anlamda tedavi etmedi. Kendi sağlığını bile düşünmeyen zavallı bir tipti Freud... Günde en az yirmi puro içerdi ve ömrünün son altı yılında üst damak ve üst çene kanserinden mustarip tarifsiz acılar çekti. Üst çene kemiği, dişleri ve damağı adeta çürüyüp yok olmuştu. Konuşamıyor ve yemek bile yiyemiyordu. Ancak bir protez uydurularak bir nebze olsun yemek yemesi ve zorlanarak da olsa konuşması sağlanmıştı. 1939 yılında acıları dayanılmaz hale geldiğinde doktoruna "Artık bu işkenceden başka bir şey değil ve hiçbir anlamı yok" dediği, doktorundan kendisini iğne ile öldürmesini istediği de ciddi ciddi iddia edilmektedir. Hasılı kelam, günümüzün çakma bilimi psikiyatrinin babası bile işte böyle bir babadır. Evlatlarının onlarca yıldır bir şey başaramamış olması şimdi size tuhaf geliyor mu? YAHUDİLERDE CİNSEL SAPIKLIK - ENSEST İLİŞKİ Kaptın günlümü, kız kardeşim, yavukluk! Gözlerinin bir bakışı ile... Okşamaların ne güzel, kız kardeşim, yavuklum! Şaraptan ne kadar hoştur okşamaların, (Bozulmuş Tevrat, Neşideler Neşidesi Bölümü, 4/9-10) Hahamlar Tevrat'a, kendi sapkın görüşlerine uygun olarak, ahlakı bozacak emir ve konuları katmayı da ihmal etmemişlerdir. Bu sapık sözde ayetler, Yahudilerin ellerinde bulunan Tevrat'ın Allah tarafından indirilen asıl Tevrat olmadığına da delil oluşturmaktadırlar. Aile içi cinsel ilişkiye varan bütün sapıklıklar Bozulmuş Tevrat'ta övgüyle anlatılır. Hahamların Bozulmuş Tevrat'a ekledikleri Lut Peygamber ve kızları hakkında çirkin iftira, sapık Yahudi adetlerinden olan ensest'i (aile içi cinsel ilişki) meşru göstermek için uydurulmuştur. "Ve Lut Tsoardan çıkıp dağda oturdu, ve iki kızı onunla beraberdi; çünkü Tsoarda oturmaktan korktu; ve o, ve iki kızı bir mağarada oturdular. Ve büyük kızı küçüğüne dedi: 'Babamız kocamıştır, ve bütün dünyanın yoluna göre yanımıza girmek için mem­lekette erkek yoktur; gel, babamıza şarap içirelim, ve babamızdan zürriyeti yaşatmak için onunla yatarız.' Ve o gece babalarına şarap içirdiler ve büyük kız girip, babası ile yattı... Ve ertesi gün dedi: İşte dün gece babamla yattım, bu gece de ona şarap içirelim, sende gir onunla yat... Ve küçük kız kalkıp onunla yattı." (Bozulmuş Tevrat, Tekvin Bölüm 19/30-36) Bunun yanı sıra, Bozulmuş Tevrat'ın metinlerinde pek çok müstehcen ifade vardır. Bir ilahi kitapta bulunması mümkün olmayan aşağıdaki ifadeler bozulmuş Tevrat'tan alınmıştır: İki memen, sanki bir çift geyik yavrusu. Zambaklar arasında otlayan, İkiz ceylan yavrusu. Kaptın gönlümü, kız kardeşim, yavuklum! "Gözlerinin bir bakışı ile, Gerdanının tek zinciri ile gönlümü kaptın. Okşamaların ne güzel, kız kardeşim, yavuklum! Şaraptan ne kadar hoştur okşamaların, Itırın güzel kokusu da her çeşit baharattan! Ey yavuklum, bal damlatır dudakların; Balla süt senin dilinin altındadır, Evsabının kokusu da, sanki Libnan kokusu. Kızkardeşim, yavuklum, kapalı bir bahçedir, Kapalı bir kaynaktır, mühürlenmiş pınardır." (Bozulmuş Tevrat, Neşideler Neşidesi Bölümü 4/8-12) "Çarıklar içinde ayakların ne güzel, Ey emir kızı! Toplu kalçaların sanki mücevherler. Üstat ellerinin işi. Göbeğin yuvarlak bir tas, Onda karışık şarap eksik değil; Karnın buğday yığını, Zambaklarla kuşanmış... Zevkler içinde, ey sevgilim, Sen ne güzelsin, ve ne şirinsin. Bu senin boyun hurma ağacına, Memelerin de salkımlara benziyor. Hurma ağacına çıkayım, Dallarını tutayım, dedim; Keşke sen bana. Anamın memelerini emmiş kardeş gibi olaydın! Dışarıda seni bulunca, Ben seni öperdim; Beni de kınamazlardı. Küçük bir kız kardeşimiz var, Ve onun daha memeleri yok; Ben duvarım, Memelerim de kuleler gibi."(Bozulmuş Tevrat, Neşideler Bölümü Bab 8/1,8,10) "Memelerin üzüm salkımları gibi olsun, Fahişelik ettikleri zaman kızlarınızı Ve zina ettikleri zaman gelinlerinizi Cezalandırmayacağım." (Bozulmuş Tevrat, Hoşca bölümü, Bab 4/14) "Soluğun kokusu da elma gibi, ve ağzın en iyi şarap gjbi." (Bozulmuş Tevrat, Neşideler Neşidesi Bölümü, Bab 7/6-9)
Mustafa ÇIKRIK
Mustafa ÇIKRIK Gün önce
Ömrü kuramlar/teoriler üretmekle geçti ve bir tanesini bile ispat edemedi. Onun savunucuları, gerçekliği ispat edilememiş kuramların çürütülemediğini iddia etmek gibi bir komiklik sergilemekteler. İnsanların rüyalarında yaşayan ya da insanların kendilerinin bile bilmediği bir bilinçaltı bulunduğunu iddia edip var olup olmadığı ispat edilemeyen bu bilinçaltında yaşayan sözde hekim özde üçkağıtçı bir acayip mahlukun, kendinden acayip uydurmalarını kim nasıl çürütebilsin? Akademik çalışmalarına devam edip profesör ünvanı alması gerekiyordu ama o çalışmalarına ara verip bir yazıhane açmayı uygun gördü. Otuz yaşına gelmişti ve evleneceği kız daha fazla bekleyemezdi. Tedavi iddiası ile insanları dinledi ve bol bol paralar aldı ki zaten 1960'lara kadar Psikiyatrlar reçete yazamaz, ilaç kullandıramaz sadece dinlerdi. Hem bu sahada geliştirilmiş ilaç yoktu hem de kimse psikiyatrları hekim kabul etmezdi. İlk antidepresan bile Freud'un ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra 1960'larda tüberküloza çare aranırken tamamen tesadüfen bulundu. O gün bu gün de psikiyatrların hiçbir ilacı hiç kimseyi gerçek anlamda tedavi etmedi. Kendi sağlığını bile düşünmeyen zavallı bir tipti Freud... Günde en az yirmi puro içerdi ve ömrünün son altı yılında üst damak ve üst çene kanserinden mustarip tarifsiz acılar çekti. Üst çene kemiği, dişleri ve damağı adeta çürüyüp yok olmuştu. Konuşamıyor ve yemek bile yiyemiyordu. Ancak bir protez uydurularak bir nebze olsun yemek yemesi ve zorlanarak da olsa konuşması sağlanmıştı. 1939 yılında acıları dayanılmaz hale geldiğinde doktoruna "Artık bu işkenceden başka bir şey değil ve hiçbir anlamı yok" dediği, doktorundan kendisini iğne ile öldürmesini istediği de ciddi ciddi iddia edilmektedir. Hasılı kelam, günümüzün çakma bilimi psikiyatrinin babası bile işte böyle bir babadır. Evlatlarının onlarca yıldır bir şey başaramamış olması şimdi size tuhaf geliyor mu? YAHUDİLERDE CİNSEL SAPIKLIK - ENSEST İLİŞKİ Kaptın günlümü, kız kardeşim, yavukluk! Gözlerinin bir bakışı ile... Okşamaların ne güzel, kız kardeşim, yavuklum! Şaraptan ne kadar hoştur okşamaların, (Bozulmuş Tevrat, Neşideler Neşidesi Bölümü, 4/9-10) Hahamlar Tevrat'a, kendi sapkın görüşlerine uygun olarak, ahlakı bozacak emir ve konuları katmayı da ihmal etmemişlerdir. Bu sapık sözde ayetler, Yahudilerin ellerinde bulunan Tevrat'ın Allah tarafından indirilen asıl Tevrat olmadığına da delil oluşturmaktadırlar. Aile içi cinsel ilişkiye varan bütün sapıklıklar Bozulmuş Tevrat'ta övgüyle anlatılır. Hahamların Bozulmuş Tevrat'a ekledikleri Lut Peygamber ve kızları hakkında çirkin iftira, sapık Yahudi adetlerinden olan ensest'i (aile içi cinsel ilişki) meşru göstermek için uydurulmuştur. "Ve Lut Tsoardan çıkıp dağda oturdu, ve iki kızı onunla beraberdi; çünkü Tsoarda oturmaktan korktu; ve o, ve iki kızı bir mağarada oturdular. Ve büyük kızı küçüğüne dedi: 'Babamız kocamıştır, ve bütün dünyanın yoluna göre yanımıza girmek için mem­lekette erkek yoktur; gel, babamıza şarap içirelim, ve babamızdan zürriyeti yaşatmak için onunla yatarız.' Ve o gece babalarına şarap içirdiler ve büyük kız girip, babası ile yattı... Ve ertesi gün dedi: İşte dün gece babamla yattım, bu gece de ona şarap içirelim, sende gir onunla yat... Ve küçük kız kalkıp onunla yattı." (Bozulmuş Tevrat, Tekvin Bölüm 19/30-36) Bunun yanı sıra, Bozulmuş Tevrat'ın metinlerinde pek çok müstehcen ifade vardır. Bir ilahi kitapta bulunması mümkün olmayan aşağıdaki ifadeler bozulmuş Tevrat'tan alınmıştır: İki memen, sanki bir çift geyik yavrusu. Zambaklar arasında otlayan, İkiz ceylan yavrusu. Kaptın gönlümü, kız kardeşim, yavuklum! "Gözlerinin bir bakışı ile, Gerdanının tek zinciri ile gönlümü kaptın. Okşamaların ne güzel, kız kardeşim, yavuklum! Şaraptan ne kadar hoştur okşamaların, Itırın güzel kokusu da her çeşit baharattan! Ey yavuklum, bal damlatır dudakların; Balla süt senin dilinin altındadır, Evsabının kokusu da, sanki Libnan kokusu. Kızkardeşim, yavuklum, kapalı bir bahçedir, Kapalı bir kaynaktır, mühürlenmiş pınardır." (Bozulmuş Tevrat, Neşideler Neşidesi Bölümü 4/8-12) "Çarıklar içinde ayakların ne güzel, Ey emir kızı! Toplu kalçaların sanki mücevherler. Üstat ellerinin işi. Göbeğin yuvarlak bir tas, Onda karışık şarap eksik değil; Karnın buğday yığını, Zambaklarla kuşanmış... Zevkler içinde, ey sevgilim, Sen ne güzelsin, ve ne şirinsin. Bu senin boyun hurma ağacına, Memelerin de salkımlara benziyor. Hurma ağacına çıkayım, Dallarını tutayım, dedim; Keşke sen bana. Anamın memelerini emmiş kardeş gibi olaydın! Dışarıda seni bulunca, Ben seni öperdim; Beni de kınamazlardı. Küçük bir kız kardeşimiz var, Ve onun daha memeleri yok; Ben duvarım, Memelerim de kuleler gibi."(Bozulmuş Tevrat, Neşideler Bölümü Bab 8/1,8,10) "Memelerin üzüm salkımları gibi olsun, Fahişelik ettikleri zaman kızlarınızı Ve zina ettikleri zaman gelinlerinizi Cezalandırmayacağım." (Bozulmuş Tevrat, Hoşca bölümü, Bab 4/14) "Soluğun kokusu da elma gibi, ve ağzın en iyi şarap gjbi." (Bozulmuş Tevrat, Neşideler Neşidesi Bölümü, Bab 7/6-9)
Mustafa ÇIKRIK
Mustafa ÇIKRIK Gün önce
BİLİM HAYVANI VE ENSEST SAPIK OLARAK YAHUDİ SİGMUND FREUD Sapıkların babası Sigmund Freud, insanı belirli davranışlara zorlayan dürtüleri olduğunu iddia eder. Ona göre acıkan karnını doyurur, yorulan uyur, ancak “cinsî içgüdüler” şuur altına itilir ve bastırılır. Freud, psişik hayâtımıza sadece seksüel dürtülerin yön verdiğini savunur ve tezini anormal vak’alardan hareketle izâha çalışır. Freud’e göre çocuklar, birçok cinsî sapıklık modellerini peş peşe sıralayan komple bir “sapık”tırlar. Elbette bu marazî isteklerini cemiyet baskısı altında doyuramazlar. Onları şuur altına iterler ve bir takım iç çatışmalar başlar. İşte Freud’a göre ruh hastalıklarının tek sebebi budur. “Psikanaliz” ile şuur altının derinliklerine inilmeli, doyurulmamış sapık arzular bulunmalı ve “kabûl edilebilir hâle” getirilip tekrar sunulmalıdır. Yeni değil, çarpıtılmış Allahü teâlânın “kâinâtın en şereflisi” olarak yarattığı insanı, bir takım süflî içgüdülerin esiri gibi göstermeye çalışan bir teori elbette taraftar bulamaz. Kaldı ki insana “serbest irâde”, “seçme hürriyeti” ve “iyiyi kötüden ayırt edebilme kâbiliyeti” verilmiş olmasa, “suç ve cezâ” kavramlarının içi dolmaz. Freud’un getirdiği “şuur altı” ibaresi “ona has” ve “yeni” değildir. İslâm âlimleri içgüdülere, “nefs-i emmâre” adını verirler ki, insana yükselme, kendini koruma ve neslini idâme gücü veren tahrik edici bir kuvvettir. Bulunması şarttır ama dizginlenmesi lâzımdır. Bunu tıpkı kazandaki buhara benzetebiliriz. Eğer kendi haline koyuverirseniz kazanı patlatır. Ama kontrol altında tutarsanız koca lokomotifi, hedefine ulaştırır. Yanlışta ısrar Freud, bu görüşlerini birebir münazaralarda sıkça savunur ancak “Histerinin cinsel etiyolojisi” üzerine verdiği bir konferansta açıkça dillendirince skandal çıkar. Öyle tepki alır ki, artık ne öğrencisi ne de çalışma arkadaşı kalır. Tam “bittim artık” dediği günlerde birileri gelip sırtını sıvazlar, onu tekrar psikanaliz üzerinde çalışmaya zorlarlar. Hatta elinden tutar bir anda (1902) profesör yaparlar. Bâzı arızalı doktorları bulup buluşturur, hizmetine yollarlar. Dahası Viyana’da Psikanaliz Enstitüsü kurar (1908) ve bu müesseseye milletler arası hüviyet kazandırırlar. Freud enstitü filan yönetecek kapasitede değildir, zihni dağınıktır. Bu yüzden kurumun idâresini öğrencisi Carl Gustav Jung’a bırakır. Ancak psikanaliz yaygınlaştıkça, teorideki çarpıklıklar, ortaya çıkar, dostları Freud’u yalnız bırakırlar. Freud’un en güvendiği isimlerden Adler ve Jung bile psikanalizde aradıklarını bulamaz. Rûhî hayâtın izâhını marazî modellere dayandırmayı, günahsız çocuğu birtakım cinsî sapıklıkların toplamı gibi görmeyi “insan” olma vasfına yakıştıramazlar. Adler insanoğlunun hâkim dürtüsünün “yükseklik ve üstünlük duygusu” olduğunu savunmaya başlar, Jung ise milletlere, kavimlere ve âilelere has ortak bir alt şuurdan, “kolektif şuur altı”ndan bahs açar. Fitneciler Londra’ya! Freud yenilgiye doymaz, psikanalizi antropolojiye uyarlar. Yaratılışı ret eden Darwin’e destek olmak için elinden geleni yapar. Freud, Hitler’in Avusturya’yı işgali üzerine (1938) Londra’ya kaçar, İngilizler, Yahudi biraderlere (Darwin ve Freud’a) her imkânı açar, medyayı emirlerine verip, reklâmlarını yaparlar. Hakkında ne dediler? ► O, kendi zaferi için insanları kullanan bir egoistti. Hastalarının intihar eşiğine gelmesi umurunda bile değildi. Prof F. Crews ► Freud araştırıcı filan değil, istediği neticeye varmak isteyen ahlâksız bir oportünistti. A. Esterson ► Çok psikanaliz yaptım ama hep sıkıldım. Hastalarımı hiçbir zaman tanıyamadım. Freud nevrotik bir insandı ve onun gibilerin bu saygıdeğer meslekten çekilmesi lâzımdı. Dr. Erich Fromm ► Psikanaliz herşeye el atar ama hiçbir şeyi açıklayamaz. M. Johoda ► Freud’u hekimden saymayın, o materyalist ideoloji için çalışan bir felsefecidir. H. Ellenburger ► Psikanaliz masaldır, hem zararlı bir masal. P. Medawar ► Psikanaliz çağımızın vebasıdır. Ona inananlar “dürtü” adına “tiran” kesildiler, artık bu kaosun bitmesi gerek. E. Levinas ► Freud’a göre cömertlik, fedakârlık gibi kelimeler anlamsızdır. Bu piyesin oyuncuları kötü olmak zorundadırlar ve final daima ağlatır. M. Tournier... Kaldı ki Freud, “Ben ne ilim adamıyım ne de mütefekkir. Sadece maceracıyım ve bu hoşuma gidiyor” demekten çekinmez. İrfan Özfatura (Yazarın faydalandığı eser: “Dünyayı Aldatanlar” Prof. Dr. Sefa Saygılı) PİSLİĞİN TEKİYDİ Modern psikiyatrinin babası sayılan Sigmund Freud, kelimenin tam anlamı ile pisliğin tekiydi. Öz annesine karşı sapkın cinsi duygular besleyen ve yıllar sonra bile bunu gizlemeyen, insanlıktan çıkmış biri idi... Babasından 20 yaş küçük olan annesini zayıf, çekici, koruyucu, sevgi dolu bir kadın olarak tarif eden ve ona karşı tutkulu, seksüel bir bağlılığı olduğunu gizlemeyen tipik bir ensest Yahudi idi kendisi... Sorunlu ve iğrenç bir Yahudi ailenin daha küçük yaşta psikopata bağlamış sorunlu bir ferdi idi. Psikiyatride kendine has iddialar uydurdu. İlgi alanı daha ziyade insanların rüyaları idi. Gerçekte bir şeyi başaramamış ve asla başaramayacak biri için harika bir tercihti rüyalar... Uzun ömründen geriye tuttuğu bir tek not bile bırakmamış olmasını ve aşırı dikkatle hepsini imha etmiş olmasını da göz önünde bulundurursanız, ne demek istediğimi çok daha iyi anlayabilirsiniz.
Mustafa ÇIKRIK
Mustafa ÇIKRIK Gün önce
BİR BİLİM HAYVANI VE ENSEST SAPIK OLARAK YAHUDİ SİGMUND FREUD Sapıkların babası Sigmund Freud, insanı belirli davranışlara zorlayan dürtüleri olduğunu iddia eder. Ona göre acıkan karnını doyurur, yorulan uyur, ancak “cinsî içgüdüler” şuur altına itilir ve bastırılır. Freud, psişik hayâtımıza sadece seksüel dürtülerin yön verdiğini savunur ve tezini anormal vak’alardan hareketle izâha çalışır. Freud’e göre çocuklar, birçok cinsî sapıklık modellerini peş peşe sıralayan komple bir “sapık”tırlar. Elbette bu marazî isteklerini cemiyet baskısı altında doyuramazlar. Onları şuur altına iterler ve bir takım iç çatışmalar başlar. İşte Freud’a göre ruh hastalıklarının tek sebebi budur. “Psikanaliz” ile şuur altının derinliklerine inilmeli, doyurulmamış sapık arzular bulunmalı ve “kabûl edilebilir hâle” getirilip tekrar sunulmalıdır. Yeni değil, çarpıtılmış Allahü teâlânın “kâinâtın en şereflisi” olarak yarattığı insanı, bir takım süflî içgüdülerin esiri gibi göstermeye çalışan bir teori elbette taraftar bulamaz. Kaldı ki insana “serbest irâde”, “seçme hürriyeti” ve “iyiyi kötüden ayırt edebilme kâbiliyeti” verilmiş olmasa, “suç ve cezâ” kavramlarının içi dolmaz. Freud’un getirdiği “şuur altı” ibaresi “ona has” ve “yeni” değildir. İslâm âlimleri içgüdülere, “nefs-i emmâre” adını verirler ki, insana yükselme, kendini koruma ve neslini idâme gücü veren tahrik edici bir kuvvettir. Bulunması şarttır ama dizginlenmesi lâzımdır. Bunu tıpkı kazandaki buhara benzetebiliriz. Eğer kendi haline koyuverirseniz kazanı patlatır. Ama kontrol altında tutarsanız koca lokomotifi, hedefine ulaştırır. Yanlışta ısrar Freud, bu görüşlerini birebir münazaralarda sıkça savunur ancak “Histerinin cinsel etiyolojisi” üzerine verdiği bir konferansta açıkça dillendirince skandal çıkar. Öyle tepki alır ki, artık ne öğrencisi ne de çalışma arkadaşı kalır. Tam “bittim artık” dediği günlerde birileri gelip sırtını sıvazlar, onu tekrar psikanaliz üzerinde çalışmaya zorlarlar. Hatta elinden tutar bir anda (1902) profesör yaparlar. Bâzı arızalı doktorları bulup buluşturur, hizmetine yollarlar. Dahası Viyana’da Psikanaliz Enstitüsü kurar (1908) ve bu müesseseye milletler arası hüviyet kazandırırlar. Freud enstitü filan yönetecek kapasitede değildir, zihni dağınıktır. Bu yüzden kurumun idâresini öğrencisi Carl Gustav Jung’a bırakır. Ancak psikanaliz yaygınlaştıkça, teorideki çarpıklıklar, ortaya çıkar, dostları Freud’u yalnız bırakırlar. Freud’un en güvendiği isimlerden Adler ve Jung bile psikanalizde aradıklarını bulamaz. Rûhî hayâtın izâhını marazî modellere dayandırmayı, günahsız çocuğu birtakım cinsî sapıklıkların toplamı gibi görmeyi “insan” olma vasfına yakıştıramazlar. Adler insanoğlunun hâkim dürtüsünün “yükseklik ve üstünlük duygusu” olduğunu savunmaya başlar, Jung ise milletlere, kavimlere ve âilelere has ortak bir alt şuurdan, “kolektif şuur altı”ndan bahs açar. Fitneciler Londra’ya! Freud yenilgiye doymaz, psikanalizi antropolojiye uyarlar. Yaratılışı ret eden Darwin’e destek olmak için elinden geleni yapar. Freud, Hitler’in Avusturya’yı işgali üzerine (1938) Londra’ya kaçar, İngilizler, Yahudi biraderlere (Darwin ve Freud’a) her imkânı açar, medyayı emirlerine verip, reklâmlarını yaparlar. Hakkında ne dediler? ► O, kendi zaferi için insanları kullanan bir egoistti. Hastalarının intihar eşiğine gelmesi umurunda bile değildi. Prof F. Crews ► Freud araştırıcı filan değil, istediği neticeye varmak isteyen ahlâksız bir oportünistti. A. Esterson ► Çok psikanaliz yaptım ama hep sıkıldım. Hastalarımı hiçbir zaman tanıyamadım. Freud nevrotik bir insandı ve onun gibilerin bu saygıdeğer meslekten çekilmesi lâzımdı. Dr. Erich Fromm ► Psikanaliz herşeye el atar ama hiçbir şeyi açıklayamaz. M. Johoda ► Freud’u hekimden saymayın, o materyalist ideoloji için çalışan bir felsefecidir. H. Ellenburger ► Psikanaliz masaldır, hem zararlı bir masal. P. Medawar ► Psikanaliz çağımızın vebasıdır. Ona inananlar “dürtü” adına “tiran” kesildiler, artık bu kaosun bitmesi gerek. E. Levinas ► Freud’a göre cömertlik, fedakârlık gibi kelimeler anlamsızdır. Bu piyesin oyuncuları kötü olmak zorundadırlar ve final daima ağlatır. M. Tournier... Kaldı ki Freud, “Ben ne ilim adamıyım ne de mütefekkir. Sadece maceracıyım ve bu hoşuma gidiyor” demekten çekinmez. İrfan Özfatura (Yazarın faydalandığı eser: “Dünyayı Aldatanlar” Prof. Dr. Sefa Saygılı) PİSLİĞİN TEKİYDİ Modern psikiyatrinin babası sayılan Sigmund Freud, kelimenin tam anlamı ile pisliğin tekiydi. Öz annesine karşı sapkın cinsi duygular besleyen ve yıllar sonra bile bunu gizlemeyen, insanlıktan çıkmış biri idi... Babasından 20 yaş küçük olan annesini zayıf, çekici, koruyucu, sevgi dolu bir kadın olarak tarif eden ve ona karşı tutkulu, seksüel bir bağlılığı olduğunu gizlemeyen tipik bir ensest Yahudi idi kendisi... Sorunlu ve iğrenç bir Yahudi ailenin daha küçük yaşta psikopata bağlamış sorunlu bir ferdi idi. Psikiyatride kendine has iddialar uydurdu. İlgi alanı daha ziyade insanların rüyaları idi. Gerçekte bir şeyi başaramamış ve asla başaramayacak biri için harika bir tercihti rüyalar... Uzun ömründen geriye tuttuğu bir tek not bile bırakmamış olmasını ve aşırı dikkatle hepsini imha etmiş olmasını da göz önünde bulundurursanız, ne demek istediğimi çok daha iyi anlayabilirsiniz.
Yakup Aykul
Yakup Aykul Gün önce
😂😂😂😂
Bumin Kağan_64
Bumin Kağan_64 2 gün önce
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE🇹🇷🐺🤘🏼
Koneka solar enerji Koneka corpration the turkey
Koneka solar enerji Koneka corpration the turkey 2 gün önce
Babür şah videonu neden kaldırdın
Umit Çetiner
Umit Çetiner 2 gün önce
Aslında inanmayıp aile,mahalle baskısı yüzünden 5 vakit namaz kılanlar vardır eminim...
Aysun Kaya
Aysun Kaya 2 gün önce
Yine harika bir video, harika bir konu, harika bir anlatım. Lakin uyumadan dinleyebileceğimi sanmıyorum 😄
Emi
Emi 2 gün önce
Ders çıkarmak degil sadece ahlyakız gerçlekleri görmek gerek !
Kızıl Elma
Kızıl Elma 2 gün önce
İlber ortaylı-eski dünya seyahetnamesini seslendirirsen çok sevinirim
Kaan özpay
Kaan özpay 2 gün önce
rigvedalari istiyorum
lalezar
lalezar 3 gün önce
Oturmuş şu cahili dinliyorum bide🤦🏻‍♀️
Koneka solar enerji Koneka corpration the turkey
Koneka solar enerji Koneka corpration the turkey 3 gün önce
Devleti yönetenler gaflet dalalet hatta hıyanet içinde olabilir bu durumda dahi olsan ilk vazifen tc muhafaza ve müdafa etmektir Muhtaç oldugun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur Bu kadar 100 yıl öncesinden görmüş bugunu ve bunu söylemiş şuan tam o zamandayız
Hannibal Barca
Hannibal Barca 3 gün önce
Eşek lazım😀avrupada yaşıyorum yani köle değilim köle oğluyum babam götürdü beni
Specialist Esthetician
Specialist Esthetician 3 gün önce
👍🏻👍🏻👍🏻👍🏻🎖️